Diyet yaparken yapılan en büyük hatalardan biri kendinden ve bedeninden nefret etme davranışıdır.

Halbuki vücudun düzenli ve hızlı çalışabilmesi için stres hormonlarının en aşağıda olması vücudun rahat ve güvende hissetmesi gereklidir. Vücut kendini güvende hissetmezse depoladığı ihtiyaç fazlası ama kara gün dostu olarak gördüğü yağları yakmak için pek hevesli davranmaz. Ve kişi kendi bedeninden nefret ederek farkında bile olmadan kortizol seviyesini yükseltir, yüksek kortizol seviyesi de düşük yağ yıkımı demektir. “Stresten kilo veremiyorum giderek kilo alıyorum” diyen birilerini elbet duymuşsunuzdur ve bu tabir kısmen doğrudur. Neden kısmen derseniz, stres vücudun yağ yakım hızını düşürür ama stresli olan kişilerde bir de yeme bozuklukları ortaya çıkmaya başlar kendini tatminsiz hisettiği için iştah seviyesi daha da artar.Dolayısıyla hem vücudu yavaşlamış hem de iştahı artmış bir bireyin kilo kontrolü elbette ki zorlaşmaktadır.

Öte yandan yağ yakımı metabolizması üzerinde yapılan çalışmalarda yıllardır teyit edilmiş bir bilimsel gerçek var. Mutluluk hormonu dediğimiz Seratonin birçok derde deva olduğu gibi kilo vermeye konusunda da dermanımız. Serotonin hormonu direkt olarak vücudu yağ yakma konusunda teşvik eden bir nörotransmitterdir.

Kilo verme Sürecinde Seratonini aktive etmek ?
Öncelikle neden kilo vermeliyim, neden kilo veriyorum sorularına doğru bir yaklaşımla cevap vermeniz gerekmektedir. Çünkü beynimiz biz ne dersek ona inanır gerçekle hayali ayırt edemez ve vücudunuza stresli mesajlar yüklerseniz vücud kendini korumaya alacaktır. Bu nedenle önce doğru anlam ve doğru duygular içeren olumlu mesajlarlabeynimizi rahatlatmalı ve kilo vermeye teşvik etmeliyiz.

Örnek 1: “Kilo vermeliyim , böyle kendimden nefret ediyorum, ne giysem yakışmıyor” YANLIŞ !

Bu cümlede o kadar çok olumsuzluk var ki… Bu olumsuz ve mutsuz cümle yapısıyla kendi kendinizi mutsuzluğa davet ediyorsunuz. Ve beynimiz o cümledeki mutsuzluğu algılayarak stres hormonlarını devreye sokuyor. Bu da siz ne yaparsanız yapın potansiyelinizin altında kalmanıza sebep oluyor. Hatta bazı dönemlerde takıntı şeklinde bu cümleleri daha çok dile getirince kilo vermenizi durmaya kadar götürebiliyor.

Bununla birlikte kendinize sürekli diyette olduğunuzu hatırlattığınız için de beyin kendini daha da aç hissetmeye ve iştah hormonlarınızı da artırmaya başlar.
Sonuç olarak hm vücudunuzu yavaşlattınız hem de iştahınızı arttırdınız ve bunları hepsi siz mutlu olmadığınız için oldu. Ve mutsuzluğu da siz kendi kendinize söylediğiniz cümlelere bedeninizi inandırrak yaptınız.

Doğru Örnek:
Ne kadar da bana özel güzel bir bedenim var bu benim bedenim ben böyleyim bu bedenle mutluyum. Şimdi de kilo veriyorum.

Bu cümle yapısına baktığımızda öncelikle kendinden mutlu olma davranışı var. İkince olarak Mutluluk için bir koşullandırma yok, zayıflaayacağım bile değil, “Zayıflıyorum” ama zayıflayınca güzel olacağım şeklinde bir koşullandırma yapmadığınız için vücut mutluluğunu bir koşula bağlamadan yaşamış oluyor ve kilo verme mutluluğu şimdiden sizi sararkseratonin hormonunuzu arttırıyor. Seratonin hormonunuz da yağ yakımını teşvik ederek aynen dediğiniz gibi o andan itibaren zayıflamaya başlıyorsunuz.

Siz kendi vücudunuzu sevmezken vücudunuz da kendini sevmez ve sizin için daha iyi olmaya çalışmaz.

Sadece kilo vermek için değil hiçbir koşulda mutluluğunuzu bir başkasına veya bir hedefe bağlamayın. Önce siz kendinizi sevin vücudunuz değişsin. Dünya hep aynıdır değişen bizizdir dünyayı görüş şeklimizdir. Ve biz değişirsek bizim dünyamız esas o zaman değişir.

Kilo verirken her gün kendine şuan kilo verdiğini hatırlat ve sadece o mutlluğu yaşa. 60 kiloya gelince mutlu olucam dediğiniz için 61 kiloda bile olsanız hala stres yaşarsınız. VE size bir sır vereceğim kendinizi şu kiloya gelince mutlu olacağım diye şartlandırdığınızda o kiloya geldiğinizde bile mutsuzluk yaşamaya devam edebilrisiniz. Çünkü mutluluk veya mutsuzluk vücutta sürekli hale geldiğinde kişinin alışkanlığı haline gelir. Ve siz o kilo verme sürecinde vücudunuzu mutsuzluğa alıştırdığınız için hedef kilonuza geldiğinizde bile kendinizi eksik hissedeceksiniz. Kilo verdikten sorna geri kilo almaların çoğu sebebi de budur. Kendinize yapy bir beklenti oluşturduğunzu için istediğniiz kiloda bile olsanız içinizde bir tatminsizik olacağı için yine eski bağımlılığını olan yemek yemeye dönmeye başlayabilrisiniz. Veya beklediğiniz gibi olmadığı için kendinizi yine mutlu hissetmediğniiz için sağlıklı alışkanlıklarınızı bırakarak bunun o kadar da önemli bir şey olmadığı kanısına varacaksınız. Yoksa kimse geri kilo almayı istemez ama vücudu yöneten işte bilinçaltı mesajlarımızdır. Vücudumuz da o içgüdüye o mesaja göre hareket eder.

Diyet Zihinde başlar!

🔗 URL'yi Kopyala

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*