Evrendeki tüm canlı formları içgüdüsel olarak hangi besinden ne kadar yemesi gerektiğini bilir, biz hariç! Peki insanda diğer canlılardan farklı olan ne? Akıl ve zihin kabiliyetlerimiz…

İnsanda akıl var diye içgüdü yok mu, ya da bizim vücudumuz kendisine yarayıp yaramayanı bilmiyor mu? Gayet iyi biliyor. Çok basit bir örnek vermek istiyorum, “Pika” denilen bir yeme bozukluğu vardır. Bu kişilerde toprak yeme isteği görülür. Demir eksikliği olan bazı kişilerde görülen bir durumdur. Özellikle demir içeriği yüksek olan kil gibi topraklar ekstra yeme isteği verir o kişilere. Bu uç örnekle sizlere insan vücudunun neye ihtiyacı olduğunu bizlere söylemeye çalıştığını anlatmaya çalıştım. Böyle uç seviyelere gelmeden de günlük ihtiyaçlarımızı vücudumuz bilir. Biz bilgiyi biz neden alamıyoruz? Cevap yine aynı, akıl…

Zihnimizde oluşan blokajlardan dolayı vücudumuzun sesini duymuyoruz. Zihnimizde çoğu zaman bize ve gerçeğe ait olmayan bir dünya ile yaşamaktayız. Bu sebepten ötürü birçok insanda kendini hiçbir yere ait hissetmeme sendromu bulunmaktadır.

Vücudumuz bize doğruları yanlışları söylerken onu duyacak olan zihnimizdir! Bunun için de zihnimizin kendi yarattığı dünyadan sıyrılarak özüne dönmesi gerekir. Kendi iç sesini duymayan bir insan her zaman ne yaparsa yapsın her zaman eksik hissedecektir, hiçbir zaman tatmin olmayacaktır. Bazen anlık mutluluklar arayacak bulamayınca ise yaşam enerjisini yitirecektir. Mutluluğunu hep bir şeylere veya birilerine bağlayarak daha da dibe inecektir. Kendi doğasını reddetmek belki kişiyi ayakta tutacak ancak hep eksik bırakacaktır.
Kendi özüne dönmek nasıl olacak?

Bunun birçok yolu vardır, meditasyonlar, psikoterapiler, aile dizili terapileri vs. ama hepsinin ortak teması kendinle barışmaktır…Çok derin travmalarınız varsa mutlaka bir uzmandan yardım almalısınız. Ancak kendinize yardım etmenizi sağlayacak önerilerim de var.Nefes terapi ve Meditasyon !

Zihninizi geçmiş yüklerinden, gelecek kaygısından arındırmalı kısa bir süreliğine de olsa ara ara zihninizi boşaltmalısınız.

Nefes terapisinin zihni boşaltmaktaki en önemli yardımı kişinin nefesine odaklanarak ve burundan nefes alıp vererek diyaframı kullanması ve zihnin diğer ilgi odaklarından sıyrılmasını kolaylaştırmak. Bunun yanında tabi birçok önemi de var ama basitçe vücudunuzu oksijenle arındırıp diğer her şeyden uzaklaştırmak olarak düşünebilirsiniz. Bu aşamayı bir 10 dakika kadar yaptıktan sonra zihninizin ne kadar boş olduğunu göreceğiniz birmeditasyon süreci başlayacak ve en az 10 dakika daha bu boşluğa kendinizi bırakın. İşte zihninize bir mola verdiniz ve yenilenmesi için bir şans tanıdınız. Pekişimdi her şey düzeldi mi? Üzgünüm ama yılların zihin kirini bir çırpıda silemezsiniz ancak o andan itibaren yarar görmeye başlarsınız işte bunu garanti edebilirim. Devamlı hale getirdiğinizde ise esas değişim o zaman başlayacak. Zihninizi dinlendirdiğiniz için zihinde bir farkındalık başlayacak ve temiz bir görüşe sahip olmaya başlayacaksınız “An”ı yaşayacaksınız. Berrak bir zihin vücudunuzdan gelen sesleri de duyacak kalbinizden gelen hisleri de…Kendinizifarkettikçe kendinizle ve evrenle barışmaya başlayacaksınız ve bu dünyanın bir parçası olduğunuzu iliklerinize kadar hissedeceksiniz…İşte o zaman mutluluğun da evrenin de “ içimizde “ olduğunu göreceksiniz. Bu farkındalığa “ Mindfulness” denilmektedir.

Mindfulness a sahip bir kişinin inzivaya çekilen dünyadan elini eteğini çeken biri olduğunu düşünenler oluyor. Mindfulness esasen yaşadığın anın farkında olmaktır. Anınızın geçtiği yerin dünya olduğunu düşündüğümüzde dünyayı yoksaymak dolayısıyla işin mantığına çok uzaktır. Bir insan düşünün kendini bilen kendini tanıyan gerçekte ne istediğini bilen, ne yapabileceğini bilen ve aynı zamanda her anından keyif alan. Bir manzara gördüğünde sadece manzaranın ne kadar güzel olduğunu düşünen, işini yaparken de sadece işini nasıl yapabileceğine odaklanarak stres olmadan işini yapan, bir arkadaşıyla konuşurken de işi aklına bile gelmeden attığı kahkahaları içinde hisseden. İşte Mindfulness!

Bu konuyu diyet konusuna bağlayacak olursak kendini bilen kişi ne yiyip ne yemeyeceğini de bilir. Vücuduna yarayan yiyeceklerden zevk alır ve doyacağı kadar yemek ister. Bizlerin işi de sadece ona bu yolda rehberlik etmekten ibaret olur.

Hayatın anlamı hayata kattığınız anlamlardır. Hayatınıza hayatla anlam katmanız dileğiyle, Sevgiler…

🔗 URL'yi Kopyala

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*